Üyelik Girişi
Anasayfa
Site Haritası
K12NET

Çiftçi ile Üç Kölesi

ÇİFTÇİ VE ÜÇ KÖLESİ - 08

ÇİFTÇİ VE ÜÇ KÖLESİ -

         Bir gün öyle bir rüzgâr esmiş öyle bir rüzgâr esmiş ki koca koca filler bile rüzgârda uçmamak için hortumları ile direklere yapışmışlar. Fırtına dinip çiftçi ile köleler etrafı dolaşırken çiftçilikteki bütün hayvanların telef olduğunu ve ekinlerin hepsinin uçtuğunu görmüşler. Bunun üzerine çiftçi demiş ki: “Sevgili kardeşlerim! Çiftliğe olanları siz de gördünüz. Ne bir ekinim kaldı, ne de hayvanım… Sizlere ödeyecek param da kalmadı. Ben hakkımı helal ettim, artık hepiniz özgürsünüz.” Köleler ne yapacaklarını düşüne düşüne çiftlikten ayrılmışlar. Az gitmişler, uz gitmişler, serin sulardan içip tez gitmişler. Tam kasabaya varacakları sırada çalılardaki bir karartı görmüşler. Baktıklarında hareket eden bir çuval bulmuşlar. Korkmuşlar ama çuvalın içindekini merak etmişler derken çuvalın ağzını açmışlar. Çuvalın içinden genç bir çocuk çıkmış. Çocuk, kölelere teşekkür etmek için demiş ki: “ Benim çok kıymetli üç eşyam var. Birincisi, dinamik at… Bu at ile gideceğin her yere göz açıp kapayınca kadar gidebilirsin. İkincisi ise, hünerli kazma ve tırpan… Bunlarla çalışmadan tarlaları ekilecek hale getirebilirsin. Üçüncüsü ise bereketli tohum... Bu tohumu ekip bir sene bekleyerek istediğin meyve ve sebzelere sahip olabilirsin. Bunlardan hangisini isterseniz?” Birbirinden kıymetli bu üç eşya karşısında köleler çok heyecanlanmış. Yaşlı köle, atı; ortancası hünerli kazma ve tırpanı; en küçükleri de bereketli tohumu almak istemiş.  Köleler bir türlü anlaşamamışlar. Yapılan iyilik hiç havada kalır mıymış? Çocuk hayatta kaldığına sevindiğinden üç eşyayı da kölelere vermiş. Yaşlı olan dinamik atı, ortanca köle becerikli kazma ve tırpanı, en küçük ise bereketli tohumu almış. Senelerce kardeş gibi yaşayan üç köleye ayrılık zor gelmiş. Tekrar buluşmaya söz verip ayrılmışlar.

           Aradan yıllar tepeden karlar geçmiş… Buluşma günü gelmiş çatmış. Dinamik atı alan adam; at ile saraya gittiğini, kralın en önemli elçisi olduğunu fakat bir gün at hastalanınca kralın onu saraydan kovduğunu, şimdi aç olduğunu anlatmış. Becerikli kazma ve tırpanı alan adam; her gün hiç yorulmadan iş yaparak para kazandığını ama bir gün hiç hesapta olmayan bir şekilde kazma ve tırpanın kırılıp bir daha iş göremez olduklarını ve şimdi aç olduğunu anlatmış. Bereketli tohumu alan köle ise, tohum ile çiftliğe geri döndüğünü, bir sene boyunca çiftçi ile çok çalışıp yorulduklarını ama sene sonunda ekinler yeşerince çiftliğin eski haline döndüğünü tekrar zengin olduklarını söylemiş. Bu sırada bir ses duymuşlar baktıklarında bir de ne görsünler!             
        
              Çalılıkların arkasından seneler önce hayatını kurtardıkları genç çocuk ile çiftçi çıkmasın mı? Meğer bu genç çocuk, çiftçinin adamıymış. Çiftçi, çiftliğini teslim etmek için en sadık adamını bulmak üzere fırtınayı sebep bilip böyle bir oyun oynamış. Bu oyunu da vefakâr olup sadece kendisini düşünmeyen, dar gününde yanında olan en küçük köle kazanmış. Yaşlı ve ortanca köleler hayatları boyunca çalışmaya devam ederken, çiftçi ile en küçük köle mutluluk içinde yaşamaya  devam etmişler.

 



Atatürk Köşesi
Saat
Okul bahçesinde piknik
Hava Durumu
Anlık
Yarın
22° 24° 14°
e - okul
Veli Bilgilendirme Sistemi
TEMA
Vahşi Web Ormanı

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam27
Toplam Ziyaret116072
Takvim