Üyelik Girişi
Anasayfa
Site Haritası
K12NET

Kedi, Gelincik ve Yavru Tavşan

KEDİ, GELİNCİK VE YAVRU TAVŞAN

Yavru tavşanındı saray. Bir sabah bayan gelincik zapt etti yavru tavşanın sarayını.

Vay kurnaz vay! ev sahibi evde bulunmadığından kolay oldu bu iş hem de pek kolay.
O gün şafakla çıkıp gitmişti tavşan. Kırlar kekik kokuyordu, mis gibi kekik. Bizimki yiyip içip mahzenine döndüğü zaman gelincik pencereye dayamıştı burnunu. Tavşan orada görünce onu:

"Hey, bayan, dedi, çıkınız hemen baba yadigarı evimden. Yoksa haber yollarım bütün farelere." dedi.

Cevap verdi sivri burunlu gelincik:
"Toprak onu ilk ele geçirenindir," dedi.
Savaşılmaya değerdi doğrusu.
"Ne tuhaf iş, dedi gelincik, burası bir krallık olsa bile, tapusunu şuna, buna, hatta bana değil de filanca oğlu falanca tavşana kim vermiş?"
Falanca tavşan söz açtı geleneklerden:
"Ben, dedi, ben, kanunen sahibim bu yere. Burası babadan oğula kalır kanuna göre. Böylelikle filandan kaldı falana falandan kaldı bana. Sanki 'ele ilk geçirmek' kanunu daha mı iyi?"
Gelincik, "uzatmayalım" dedi. "Davamızı halletsin, gidip görelim de Samur'u."
Keşiş gibi inzivada yaşayan bir kediydi Samur. Yüzü gülerdi her zaman. Evliya gibi bir şey, yağlı, tüylü, şişman. Karışık işleri halletmekte de uzmandı.

Teklifi kabul etti tavşan.
İşte ikisi de kürklü beyin karşısındadır.
"Yaklaşın çocuklar, yaklaşın dedi Samur, artık ihtiyarladık da sağır oldum biraz sağır."
Yaklaştı ikisi de çekinmeden.
Bizim sofu balık da tam vaktinde doğruldu, attı iki pençesini hemen davacıları yutup aralarını buldu.

İşte çok defa böyle hakemlik eder küçüklere büyüklere

 



Atatürk Köşesi
Saat
Okul bahçesinde piknik
Hava Durumu
Anlık
Yarın
22° 24° 14°
e - okul
Veli Bilgilendirme Sistemi
TEMA
Vahşi Web Ormanı

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam26
Toplam Ziyaret116071
Takvim